Skip to content
Sitedeki Yeriniz: Anasayfa ÖZÜMDEN İNLİ-YORUM...
İNLİ-YORUM...
MUSTAFA ASLAN tarafından yazıldı.   
Perşembe, 04 Mayıs 2017 04:24

Her yaşın mutlaka bir hükmü, bir özelliği var..

Ömrü Veren'e şükürler olsun, göreceklerimizi görelim, gereken dersi alalım diye bu yaşa kadar yaşattı mutlaka...
Şükürler olsun; ömür verdi, ömrü süsleyen yâr verdi, evlatlar verdi, dünya ziyneti torunlar verdi..
6 Nisan 1973' te iki kişi başladık hayata..
Herkesin derdi mutlaka kendisine büyük ama gerçekten çok zor günleri, ayları, yılları iki kişi birlikte göğüsledik..
İki kişi birlikte göğüsledik derken; hayatı sevgiyi doyasıya yaşayacağımız yaşlarda ben, adına millet uğrunda fedakârlık diyerek belâlardan belâlara saldırdım..
Başıma belalar aldım!
Ömrümün en güzel çağlarının ciddi bir kısmı cezaevlerinde geçti geçmesine de, asıl cezayı -güya- iki kişilik dünyamın bir yarısı Eşim Hanımefendi çekti!


Surat asmadı! Sitem etmedi Allah razı olsun..
Babam Rahmetlinin memuriyeti dolayısıyla ailemden uzak, bir öğretmen maaşına 7-8 icra, iki çocuk ve Erzurum'un Sibirya'yı aratmayan kışları!
Hava sıcaklığının -30 dereceleri gördüğü ağır kışlardan birinde, iki çocuklu bir öğretmen, maaşta bir kaç icra peşpeşe, eşi cezaevinde, okula gittiğinde çocuklara bakacak kimse de yok!
Şükür ki iklimi soğuk Erzurum'un sımsıcak bahar yürekli insanları var ve çocuklar, yarım gün komşularda...
Öyle ki; komşumuzun çocukları; "Ana" dedikleri için, benim çocuklar da o muhterem kadına, "Ana" diyerek büyüdüler! Hâlâ o muhterem komşumuzun adı, hepimizin aklında"Ana " olarak kaldı...
Düğün değil, bayram değil!
"Ayın kaçı?" diye soran da yok! "Bunları niye anlatıyor?" diyen de çıkabilir, canları sağ olsun, desinler...
Dolu dolu yaşadığımı zannettiğim, aslında kendimle beraber Hayat Arkadaşımın da ömrünün o kısımlarını ziyan ettiğim yaşlarda, başımıza sardığım belâları pek ciddiye almamıştım!
Nedense kolay gelmişti!
Deli değildim, psikopat değildim!
Gurbette okurken güya, cezaevleri, okullardan atılmalar, firar düşmeler, sıkıntılar-sıkıntılar...
Sadece Kaymakam, Jandarma Komutanı, Doktor ve PTT Müdürü Babam Rahmetli'nin haricinde memurlar içinde de Türk'ün olmadığı ve "Pis Türkler" diye adlandırıldığımız bir ilçede hem MHP, hem de Ülkü Ocağı kurup açmalar...
Parti ve derneği kurabilmek için gerekli olan 7 kişiyi tamamlayabilmek için okur-yazar olmayan Annem Rahmetli'nin de adını o kurucu 7 kişinin içine -mecburen- yazmalar...
Sonra parti ve Ocağı korumak adına, sanki bir meydan savaşı...
1974 yılında Rahmetli Başbuğ Türkeş'le Karaoğlan Ecevit'in; haftalarca radyodan bizim münakaşamızı yapmaları...
Tutuklu olduğumuz İlçenin tarihinde, en fazla MHP oyunun çıktığı ve Rahmetli Babam ve Annem'in oyları haricindeki oyların tamamına yakınının Cezaevi tutuklularından çıkması...
Sabır taşını çatlatacak cesamette mes'elelere aslanlar gibi tevekkülle direnen, sadece direnmekle yetinmeyip ha bire beni de teselli ederek, kendimi dağıtmama izin vermeyen Eşim, Hayat Arkadaşım, Diğer yarım Yârim, Çocuklarımın Annesi Hacı Hanımefendi rahatsız!
Ben de rahatsızım ama O'nun rahatsızlığıyla kendimden vazgeçtim!
Çocuklar; işlerinde-güçlerinde, kendi çocukları ile meşguller ve bizim Ana-Babamıza yaptığımızın aynısını yaparak hastalığı bize yakıştırmıyorlar ama hayata iki kişi başlayıp tek kişilik yaşayan biz, birbirimize yetemez hâle geldik!
Gündüz; torunlar, gelenler-gidenler, telefonlar v.s. zamanın geçmesini kolaylaştırıyor ama gün batıp hava kararınca, yıllarca bize yetmeyen evimiz şimdi bize stadyum gibi büyük ve boş geliyor!
Yazmaya da ara vererek kalemimi kınına soktuğum için, bana yetmeyen zaman artık fazla gelmeye başladı!
Hacı Hanım'ı duygusallaştırarak üzmek istemediğim için O'na yazıp bestelediğim bir şarkımı kendi-kendime sessizce mırıldanarak oyalanıyorum..

"YOLLARINA GÜLLER SERPTİM

Yollarına güller serptim
Gezerken çiğnesin diye;
Uğruna bir ömür teptim
Ezerken bilmesin diye..

Dolaşırım cansız cansız
Yaşayamam ki ben O'nsuz
Mevlâmdan dileğim sonsuz
Ben sağken ölmesin diye..

Günde yüz bin kere öldüm,
Ölüp gönlüme gömüldüm.
Gördüğüm her şeye güldüm,
Hâlime gülmesin diye..."
Allah, cümle hastalara âcil şifalar versin.
Allah, hiç bir seven yüreği, sevdiğinin hastalığı ile imtihân etmesin.
Allah, hiç bir seven kulunu sevdiğinin hastalığı ile korkutmasın..
Bütün hastalara şifâ niyazındayım ve bütün dostların duâlarına sığıntıyım...
"VE TEVEKKEL A'LALLAH - Vekîl olarak Allah yeter." (Ahzâp-3)
Selâm, sevgi, duâ...
Mustafa ASLAN

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ÖZÜMDEN

ABD'den korkanlardan tiksiniyorum. ABD'ye olan milli öfkeyi yok etmeye çalışan, benim devletimden maaşlı, ABD ricalinden iğreniyorum. Onlara yaptıklarımı hayalimde de olsa anlatmaya da edebim izin vermiyor!..


Mustafa Aslan

10402670_587002614746525_8712950128820112122_n

Giriş Formu



KONUK SAYISI

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBUGÜN
mod_vvisit_counterDÜN
mod_vvisit_counterBU HAFTA0
mod_vvisit_counterGEÇEN HAFTA
mod_vvisit_counterBU AY0
mod_vvisit_counterGEÇEN AY
mod_vvisit_counterTOPLAM33230

Şimdi, kişi sitededir.
IP Adresiniz: 35.168.110.128
Tarih: 10 -08-2022 12- 12