Skip to content
Sitedeki Yeriniz: Anasayfa GÜNCEL MAKALE DEMOKRATİK YENİLGİ VE ZAFERLER...
DEMOKRATİK YENİLGİ VE ZAFERLER...
MUSTAFA ASLAN tarafından yazıldı.   
Perşembe, 25 Nisan 2019 01:14

Hayatımda ilk defa -inşallah son olur- Muhteşem Türk Atatürk'ü sorgulayacağım!
Hani bazen insan en sevdiklerini ve hatta bazen vicdanı cesaret ederse kendini sorgulamayı hayal eder ya işte öyle bir hâlet-i ruhiyedeyim!
İnsandan insanlığa; insanlıktan millete, milletten Türklüğe ve Türk milletine oradan da Millet Evlâdı Muhteşem Türk'e ulaşmaya çalışacağım:
İnsan; ihanet ettiklerinden sadâkat bekleyecek kadar iki yüzlü bir yaratıkmalesef!
Mevki, makam, konum yükseldikçe veya yüksek vehmedildikçe bu iki yüzlülük işkece boyutuna ulaşıyor!
Bu işkenceye muhatap olanın tek suçu sevmek olduğu için de dayanabildiğince tahammülü seçiyor ki bu da iki yüzlülerin pervasızlaşmlarına sebep!
Ya Kahhar! Ya kahhar! Ya Kahhar! Seven, sevdiğine bir şey yapamayacağı, onu incitemeyeceği için Sana havale etmekten başka çarem yok!
Islah et Ya Rabbi! Akıl, izan ver...
El Hafıd Sıfatınla haddini sen bildir hadsizlere Allah'ım..
En güvendikleri onlara ihanet etsin ki, ettikleri ihanetlerin belki farkına varsınlar!
Yoksa perişan olacaklar ki, kı-ya-maaaammm!
Hayatta ve kâinatta her şeyi zıddı ile kaim eyleyen Allah insanı da zıddıyla kaim eylemiş.
Eşref-i mahlukat diye tarif ettiği insanın bir de esfel-i safilîni var..
Eşref ile esfel arasında git-gellerde şaşırıyor insan ve ihanet ettiklerinden, sadakat bekleyebiliyor hem de hiç utanmadan!
Seversen şımarır, kızarsan küserler bu sevilenler!
Severken de baş belasıdırlar, sevilirlerken de!
Ama sevmeden de yaşanmazki bu çirkef dünya!
Sevilirken cennetleşen dünya, severken cehennemleşir seven yüreğe...
Yani yeryüzünü cennet eden de, cehennemleştiren de insan ve insanın sevilenleri!
23 gündür 66. yaşımı idrak ettim şükürler olsun.
Allah duâlarımı kabul eyledi, 66. yaşımı Recep Tayyipli ama AKP'siz yaşıyorum!
AKP'li belediyelerde yolsuzluklar boyu aşmış!
Retina şifreli kapılar var açılamayan hâlâ!..
O kapılar ardından neler çıkacak bir Allah, bir de o kapıyı yaptıranlar biliyor!
Ama kapılar açılmaya başladığına göre; sırayla hepsi açılacak!
CeHaPe Genel merkezinde Bozkurt işareti yapmayı nasip eden Allah'a hamd ü senalar olsun.
Bir oyun, falanın kazanmasına yettiğini söyleyen biri, binlerce fazla oyun kazanmaya yetmeyeceğini söyleyebiliyor çünkü desteklediği kaybetmiştir! Ama kaybettiğini zannettikleri CeHaPe Genel merkezinde Kaybedenler kazanmış, kazandığını zannedenler alabora olmuşlar ki bu da İlahi Adalettir işte...
Azerbaycanlı Rahmetli Bahtiyar Vahapzade'nin; "Qorxuram dünyada ele bir zaman gele,
İnsanlar yaşaya,insanlıq öle." endişesinin gerçekleştiğini görüyoruz malesef!
Sevildiği için şımaran insan, sevildiği için kızan sevdiğinin nazına tahammül edemiyor! Seven de, sevilen de kuş tüyü hafifliğindeki sevginin ağırlığına tahammül edemiyor!
Bizim, yani insan olduğunun ve insanlığın farkında olanların birinci vazifemiz; insanlığı öğrenmek ve öğretmek olmalıdır diye düşünüyorum.
İnsan olmayan sevemez; sevmeyen sevilmez; sevgisiz dünya da cehennemdir ki cehennemdir zaten!
Ellerimizle cehennemleştirdiğimiz bir dünyaya mecburuz şu an!
Seven sevdiğine, sevilen sevenine kızgın-kırgın!
Seçim kaybeden memleketin tek hakimi, seçim kazananlar o tek hakim karşısında çaresiz! Hani demokrasi insanoğlunun icat ettiği en iyi ikinci yoldu?
Seçme-seçilme temelli demokrasi ile hani doğru bulunurdu?
Yazıma başlarken hayatımda ilk defa Muhteşem Türk'ü sorgulayacağım demiştim ya işte bu "demokrasi" denieln HIV Virüsü 20. yy.'ın dehası Atatürk'ü bile yanıltmış malesef! 100 yıl önceden bazen kehaneti andıran isabette öngörülerini bildiğimiz Muhteşem Türk; bir gün kurduğu devlet ve sistemin demokrasi adlı bumerangla ve en güvendiği güç olan millet eliyle vurulabileceğini hesaba almamış galiba veya almış ama önemsememiş!
29 Mayıs 1453'te Fatih Sultan mehmet han tarafından fethedilerek Türkleşen, Türk'ünleşen İstanbul, I. DCihan Harbi sırasında Haçlı tarafından yeniden işgale dildi ve 470 yıl sonra 2 Ekim 1923'te Muhteşem Türk Atatüerk tarafından yeniden fethedildi ama nedense her 29 Mayıs İstanbul fethi kutlamalarında alternatif olarak Mekke Fethini öne süren kara zihniyetliler, İstanbul'un bu ikinci fethini hep görmezden gelip hatta üstünü örtmeğe çalıştılar.
Güya Atatürksever Atatürkçü geçinenlerin de bu işte payları epeycedir!
Haçlının yeniden işgal ettiği ve Osmanlının paytahtı olan İstanbul'da Meclis-i Mebusan vardı. Yani Atatürk Kurucu Büyük Millet Meclisini oluştururken ilk defa Meclis kurmuyordu. Hatta Meclis-i Mebusanın çoğu da İlk Mecliste Vekil olarak varlardı.
Yeri gelmişken aklımda kalan bir bilgi kırntısını da paylaşarak hatırlatayım. İngilizler İstanbul'da sıkı yönetim ilan edip Meclis-i Mebusan mensuplarını tevkife yeltenince; Anadolı bozkırında 17.000 nüfuslu kıraç bir ilçe olan Ankara'yı Başkant ilan eden Mustafa Kemal paşa, tutukluları muhafaza edecek tek cezaevi yokken Anadolu'daki bütün İngiliz ve gayrı müslimlerin tevkifine irade buyurur. Bu kararı duyan İstanbul işgalcisi İngilizler, gözaltına aldıkları bütün mebusları bırakmak zorunda kalırlar ve onlar da kaçak yollarla Anadolu'ya geçip, Ankara'ya varıp Milli Mücadeleye katılırlar. Bu mebuslar arasında kimler yoktur ki; Yahya Kemaller, Halide Edipler, Adnan ASdıvarlar, mareşal Fevzi Çakmak'lar v.s.
Yani Muhteşem Türk 1453'ten 470 yıl sonra İstanbul'u yeniden fetheden, dolayısıyla Hz. Muhammed(s.a.a.)'ın duasına mazhar bir fatihtir de...
Kısacık bir hatırlatmanın tam zamanı: 1970'li yıllarda İlköğretmen Okulları ve Öğretmen yetiştiren okullar mezun öğrencilerine III ciltten oluşan NUTUK hediye ederlerdi. 3 Ciltten oluşan bu eserin 3. cildi vesikalar adıyla yayımlanırdı.
İşte o 3. ciltin 1247. sayfasından kısa bir paragrafı aynen alıntılamak istiyorum; " Şimdi Efendiler, makamı hilafet mahfuz olarak onun yanında hakimiyet ve saltanat-ı milliye makamı -ki Türkiye Büyük Millet Meclisidir- elbette yanyana durur ve elbette Melikşah'ın makamı karşısında aciz ve naciz bir makam sahibi olmaktan daha âli bir tarzda bulunur;çünkü bugünkü Türkiye devletini temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Çünkü bütün Türkiye halkı bütün kuvasıile o makamı hilafetin istinadgâhı olmayı doğrudan doğruya yalnız vicdani ve dini bir vazife olarak taahhüt ve tekeffül ediyor."
Bu cümlelerden anlıyoruz ki Atatürk Hilafet makamını lağvetmiş ama hilafet yetkisini de Kurucu Millet Meclisine tevdi etmiştir.
Selçuklu Hükümdarı Melikşah'tan maaş alan bir halife yerine bütün islam alemi adına sorumluluk yüklenen ve İstanbul'u yeniden fetheden bir meclisin Hilafeti söz konusudur. Hangisinin daha etkili ve yetkili olacağına karar da artık sadece vicdanîdir.
Onlarca yıl beraber yürüyüp yollarda, beraber ıslanıp yağan yağmurda köstebekçe alttan alta demokrasi adlı HIV virüsü ile Atatürk Cumhuriyetinin temelleriyle oynayan köstebek kemirgenler, bu sistemle malefef Muhteşem Türk'ün sistemini vurdular.
Bu aynı zamanda bize de kendi bumeranglarının dönüşüyle kendilerini vurabilme şans ve fırsatını doğurdu bize...
Şimdi, sabırla kırıp dökmeden, öteleyip ötekileştirmeden kucaklayıp kucaklaşarak yine demokrasi sayesinde bu demokratik köstebeklerin yeraltı yuvalarını başlarına yıkabilme şansına sahibiz.
Tabi arzetmeğe çalıştığım gibi sabır ve suhunetle davranabilirsek...
Rahmetli Süleyman Demirel; "Seçim biter bitmez, öbür seçimin sathı mailine girilir." derdi. Yani seçim bitti, ufukta yeni seçim var. Seçim sathı mailinde beş yıl çok kısa 24 saat çok uzun zamandır, gerçeğini de hep aklımızda tutarak, hadi bütün Millete kolay gelsin...

Selâm, sevgi, duâ.

Mustafa ASLAN

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ÖZÜMDEN

Dönenlerle, değişenlerle yola çıkanlar bilmelidirlerki çevrelerindeki kalabalığın tamamı, dönmeğe ve gelişmeye çok müsait mazlum-cesurlardır!...

Millet olarak şunu kesinlikle bilmek durumundayız; Allah korusun kaybedersek te, kazanırsak ta duruşumuzdan kaynaklı olacaktır...

Korkana saldırılır... Ama cesur ve vakur durandan sadece korkulur!...

Yüzlerce yıl çocuklarını; "Sus! Türkler geliyor!" diye susturanlardan ancak mazlum-cesurlar korkarlar ve onların korkuları yüzünden de yüzyılların korkakları, bize saldırmaktan geri kalmazlar...


Mustafa Aslan

10402670_587002614746525_8712950128820112122_n

Giriş Formu



KONUK SAYISI

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBUGÜN672
mod_vvisit_counterDÜN2205
mod_vvisit_counterBU HAFTA13476
mod_vvisit_counterGEÇEN HAFTA17913
mod_vvisit_counterBU AY47527
mod_vvisit_counterGEÇEN AY69381
mod_vvisit_counterTOPLAM1885080

Şimdi, 29 kişi sitededir.
IP Adresiniz: 54.81.69.220
Tarih: 20 -07-2019 08- 10