Skip to content
Sitedeki Yeriniz: Anasayfa GÜNCEL MAKALE BAZI TV PROGRAMLARINA SALVOLARIM...
BAZI TV PROGRAMLARINA SALVOLARIM...
MUSTAFA ASLAN tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 13 Ocak 2020 07:33

Sosyal medyada kendi sayfamda;
"Kumandanın kumandası bende olmadığı için mecburen izlemek zorunda kaldığım;
* Tatlı Sert,
* Esra Erol'la
* Gerçeğin Peşinde,
* Seda Sayan'la
* Temizlik Benim İşim,
* O Ses Türkiye,
* Yaparsın Aşkım,
* Aileler Yarışıyor,
* Gelinim Mutfakta,
* Kuaförüm Sensin,
* Zuhal Topal'la,
* Doya Doya Moda,
* Derya baykal'la,
* Zahide Yetiş'le,
* Gel Konuşalım v.b. programlarla değişik pencerelerden Uçan Türkiye'yi izliyorum gözlerim ve kulaklarım kapalı. ...
Ve bu programlardaki Türkiye gerçekten uçuyor hem de çok yükseklerden!..." şeklinde bir paylaşım yapmıştım.Aslında bu gibi paylaşımlara paylaşım da denmez ama mecburen..Gecenin geç vakitleri, yalnızlığımızla başbaşa kalınca ve koca bir ömrü memleket ve millet meselelrine hasrederek yaşayınca boşluğa düşüyor insan ve kendisiyle cebelleşmeğe başlıyor.Teknolojinin -şahsen- aklımın ermediği süratle gelişimine ayak uydurmaya gayrete de mecbur bırakıldım galiba.Geçmişimi sorgulayıp, kendimi yargılamaktan başka yapacağım işim de yok!

Elhamdülillah mazim, şeref madalyamdır.Emekli olup, unumu eleyip kalburumu duvara çivisiz asmış olmama rağmen hâlâ gece 02-03'lerde aranıp saatlerce sohbet şansım devam ediyor.Mecburen tesellimi o telefon halleşmelerinde arıyorum.Allahımdan geceli gündüzlü niyazım; kimseye pişmalık yaşatmamasıdır.Pişmanlık yani nedamet, çok zor bir duygu!Çoğu kere minareden atladıktan sonraya denk geliyor bu pişmanlıklar ve insan mecburen sığınacak bir yer, sığınacak bahaneler arıyor!Sosyal medya sayesinde avuç içi kadar küçülen dünyayı hepimiz evlerimizde izliyoruz.Bazı konulara ister istemez müdahil oluyoruz ve bu konuda da tehditler almaya başladım!

Ömrüm tehditlerle geçtiği için artık bu tehditlere gülümsemiyorum bile!Zemheri ayında, ıssız bir dağ başında kamyonunu yol kenarına çekip yaktığı bir mazot ateşinde ısınmaya çalışan kamyoncuları, tırcıları taktım bu aralar kafama.

Hak aramak için grevleri de var galiba ama ıssız dağ başlarında uzun yollarda oldukları için seslerini duyuramıyorlar aslanlar.
Oldum olası seslenebildiğim her ortamda; Karayolları işçilerinin ve belediyelerin temizlik işçilerinin aldıkları maaş kaç para olursa olsun analarının ak sütünden daha helaldir diyerek onlara destek olmaya çalışmışımdır.
Hayatımın en zevkli uzun yolculuğunu da Ankara'dan Muğla'ya bir ev nakli sırasında bir TIR'la yapmıştım.
O yolculukta tanıdığım TIR Sürücüsü İsmail'le tarifsiz bir dostluğumuz oluştu.
Hayatımda tanıdığım en kibar ve bütün trafik kurallarına harfiyen uyan bir sürücü İsmail.
Çanakkaleli ve deve besleyicisi kulakları çınlasın, selam olsun.
Muğlaya yaklaştığımızda benim ricam üzerien yol boyu kiralık bir ev arayarak yaptığımız kilometreler ise anlatılmaz mümkün değil.
Neyse ipin ucunu kaçırmadan toparlamaya çalışayım:
Yaptığım sosyal medya paylaşımımın altına sağ olsunlar kıymet verenler yorumlarla destek vermişler. O yorumlardan birinin sahibi tanımakla müftehir olduğum ve Türk Ablam diye hitabettiğim Nigar Ögeday; "Hocam! Bu konuyu yaz lütfen" diye bir talepte bulununca sabahın saat 05.30'unda klavyemin başına geçtim.
Türk Ablam'la sohpetlerimde sık kullandığım bir düşüncemi buraya da alayım.
Yahya Kemal Beyatlı'nın bir İstanbul aşığı şair olduğu malumdur.
Muhteşem Türk Atatürk Milletvekili olarak Kurucu meclise, Ankara'ya getirinde Yahya Kemal'e; "Üstad! Ankara'nın nesini beğeniyorsun?" diye sorduklarında; "Gittikçe İstanbul'a benzemesini.." dediğini bir çok kere okumuştum.
Ben de Azerbaycan'ın gittikçe Türkiye'ye benzemesinden çok rahatsız olduğumu vurgulayabilmek için Yahya Kemal'i örnek kullanırdım.
Sohpete başlarken bir kalemde adlarını yazabildiğim, yerel tv'ler de söz konusu olunca benzer yüzlerce -güya- sosyete haber ve programlarından şahsen iğrenir durumdayım!
Bu kadar yozlaşmış, bu kadar ahlak erozyonuna uğramış bir toplum, millet olarak kalabilir mi diye ciddi endişelerim var.
Küçük çocuklara tasallut ve vahşice katledilmesi olayarını iğrenerek izlerken benzer bir olayın Azerbaycan'da olmasıyla; "Ey-vaaah!" dediydim!
Bu programların, mevcut yönetime yağcılıkta sınır tanımayan kişilerce yapılması da canımı bir başka acıtıyor malesef!
Hele hele her sabah mutfaktaki eski model 37 ekran televizyonum yüzünden izlemek mecburiyetinde olduğum Erkan Tan adlı medya şebeğinin, duaarımızı alay konusu edişine seyirci kalan ve Müslümalıklarıyla övünen AKP'lilerce uyarılmayışını anlayamıyorum da, hazmedemiyorum da!
Köpeğin bağlandığı kapıyı koruması fıtratidir ama kapı köpeğinin komşuya ürmemek gibi de bir özelliği vardır.
Sadece av köpekleri, eli tüfekli herkesle ava gider bilirim.
Bazı avcıların, av köpekleriyle ilgilenmeleri gerğine inanlardanım.
Yoksa sokak köpeklerinin vatandaşlara saldırmaları yüzünden toplu sokak hayvanı itlaflarına destek vermeyi düşünmeye başladım!
Sokak hayvanlarına yapılan insaf ve merhametten uzak davranışlara itiraz eden hayvanseverlerin, sokak köpeklerinin saldırısına uğrayan insanlar için de bir tavır göstermelerini beklemek gibi bir hakkımız olmayacak mı?
Sokak hayvanlarını korumaya yönelik yasaları onaylıyorum ama sokak hayvanlarınca taciz edilen insanların korunması da devletin asli görevlerindendir diye düşünüyorum.
Sokak hayvanlarına işkence edenleri şikayet ettiğimiz Devletimize, insanları rahatsız eden sokak hayvanlarını şikayet etmek hakkımı kullanmak istiyorum.
Bu yazıyı yazmama vesile olan Türk Ablam Nigâr Ögeday'a teşekkürümü de ederek sohpeti noktalamak düşüncesindeyim.
Emekli olduktan sonra bin cumhurbaşkanlığına değişmeyeceğim Torunlarımın Dedesi orunumla şahsen çok huzurluyum.
Bütün dost-ahbaplarıma ve bütün Türk Milletine de huzur ve sağlıklar diliyorum.
Yusuf Has Hacib'in Kutatdgu Bilig'inden;
"Fakirlerle ilişkide onlara mal ile iyilik et. Onları yedir içir. Ey Kardeş bunlar sana duacıdırlar; ey dostum bu dua çok iyi bir şeydir. Onlardan karşılık oalrak mal beklemei buna karşılık Allah sana Cenneti nasip eder. Memlekette yardım edilecek kişiler fakirlerdir. Bunların işini hallederken incitmeden hareket et, merhametli davran böylelikle bütün insanlar sana yakın olurlar. Böylece her iki dünya nimetini de elde edersin, iyi nam kazanırsın ve şöhretin dünyaya yayılır." alıntısını da ilgililerin dikkatlerine arz ederim.
"TÜRK TÜRK'Ü KORUMAZSA TANRI TÜRK'Ü KORUMAZ." Vesselâm...
Selâm, sevgi, duâ...
Mustafa ASLAN

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ÖZÜMDEN

ABD'den korkanlardan tiksiniyorum. ABD'ye olan milli öfkeyi yok etmeye çalışan, benim devletimden maaşlı, ABD ricalinden iğreniyorum. Onlara yaptıklarımı hayalimde de olsa anlatmaya da edebim izin vermiyor!..


Mustafa Aslan

10402670_587002614746525_8712950128820112122_n

Giriş Formu



KONUK SAYISI

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBUGÜN
mod_vvisit_counterDÜN
mod_vvisit_counterBU HAFTA0
mod_vvisit_counterGEÇEN HAFTA
mod_vvisit_counterBU AY0
mod_vvisit_counterGEÇEN AY
mod_vvisit_counterTOPLAM33230

Şimdi, kişi sitededir.
IP Adresiniz: 18.232.125.29
Tarih: 27 -02-2020 16- 44