Skip to content
Sitedeki Yeriniz: Anasayfa GÜNCEL MAKALE DUÂ SAVAŞ, TÜRKLÜK...
DUÂ SAVAŞ, TÜRKLÜK...
MUSTAFA ASLAN tarafından yazıldı.   
Cuma, 31 Ocak 2020 11:54

Âcizâne kitaplığımda 1935 İstanbul Devlet basımevi baskılı "Osmanlıcadan Türkçeye Cep Kılavuzu" adlı bir sözlüğüm var.
Her yönden çok kıymet verdiğim ve itina ederek saklamaya çalıştığım bir kitapçıktır.
Türkçenin yabancı dil mesabesinde kaldığı 600 yıllık -güya- bir Türk Devletinden; kültür ve medeniyetin Türkleştirildiği, dilin Türkçeleştirildiği Türkiye Cumhuriyeti Devletine geçişle müthiş atraksiyonalr, mürhiş rformlar gerçekleştirilmiş ve günümüze kadar gelen, henüz yüz yaşını ikmal etmemiş bir Devletin vatandaşları olarak -en azından İslam Aleminde- ayrıcalıklı Müslüman bir ülkeyiz ve ben bununla iftihar edenlerdenim.
Son zamanlarda, bir zamanlar Rahmetli Yaşar Nuri öztürk yaptığı için çok tenkit edilen bir televizyon programları rutinleşti. Reytingi olan tv kanallarında birer İlahiyatçı konukla Cuma programları yapılmaya ve Cuma Duaları edilmeye başlandı.
İzlemiyorum desem nereden haberim olur sorusu gelir ki cevap veremem. İzlediğim programlar var.
Herkese hayırlı Cumalar temenni ederken aklıma "duâ" takıldı.
Önce 1935 baskılı Cep Kılavuzundan duâ'nın anlamına baktım. "Yakarış" diye anlamlandırılmış.
Sonra TDK'nun Türkçe Sözlük'üne baktım; "Tanrı'ya yalvarma, yakarış için söylenen dinî metin" diye anlamlandırılmış.
Ferit Devellioğlu'nun Osmanlıca-Türkçe Lügatinde; "Allah'a yakarış, niyaz." olarak; dini kaynakçalarda; "Tanrı'ya yalvarma, yakarış için söylenen dinî metin" şeklinde anlamlandırılmış.
Asakirullah bir millet olarak duânın mücahid'in pusatı, mazlumun kalkanı olduğuna inananlardanım.
Aynı zamanda duânın kabul olunması için bazı ön şartların, hazırlıkların yapılması gereğini de öğrenmişiz büyüklerimizden. Mesela; "Atını sağlam kazığa bağla sonra Allah'a emanet et." diye bir darb-ı meselimiz var.
Netekim General'in Haçlı emriyle yaptığı 12 Eylül sonrası uygulattığı; "karıştır-barıştır"uygulaması sayesinde 1980'li yılların başlarında Ankara Ulucanlar Ceza evinde, koğuş arkadaşlığı yaptığım devrimciler olduydu. Onlardan duyduğum ve yıllarca kendime saklayıp anlatmadığım bir fıkra vardı. Sonra bir kaç kere yazdım, anlattım. Yeri gelmişken tekrarlamak istiyorum.
Fıkraya göre; Cebrail, Allah'a; "Ya rabbi! Çinliler savaşa hazırlanıyor." diye haber verir; "Önemli değil" yanıtı alır. Zaman içinde Ruslar, almanlar, fransızlar, ingilizler içinde aynı haber verilir ve aynı cevap alınır. Bir gün yine cebrail; "Ya Rabbi! Türkler savaşa hazırlanıyor." haberini getirince Allah; "Çabuk zırhımı kıcımı kalkanımı getirin!" diye emreder. Cebrail; "Ya Rabbi! Diğer milletlerin savaşıyla ilgilenmemiştiniz." diye sorunca;"Evet onlarınki önemli değil ama Türkler bütün işlerini bana havale ederler, o yüzden hazırlanmalıyım." demişmiş...
Yunanlı bir ırkçı salak, atalarına yüzmeyi öğreten Türk Milletinin bayrağını yırtma edepsizliğini gösterdi ve eminim ki milyonlarcfa Müslüman; "Allah belanı versin" diye kargış etti.
"Gördüğünüz zulme elinizle, dilinizle müdahele ediniz. Eğer gücünüz yetmiyorsa kalben buğz ediniz ve biliniz ki imanın en zayıf halkası budur." Hadisini hatırlayarak bu fıkrayı, yıllarca sorguladım ve paylaşıp üzerinde düşünmemiz gereğine inandım. Ben de bayrak yırtma olayını gördüğümde imanın en zayıf halkası olduğunu bile bile buğz ettim ama o günden beri; Türk'ün kutsadığı Bayrağa yapılan hakaretin bedelini ödetecek bir Batı Trakya Türkünü de bekliyorum.
Kıbrıs'ta Bayrak direğine tırmanan ve geberdiğini anlayamadan ağzında sıgarasıyla direkten yere kayan rumu da hatırlayarak kızgın gönlümü teselliye çalıştım.
Muhteşem Türk Atatürk'ün esiri Trikopis'e gösterdiği misafirperverlik ve yerden Yunan bayrağını kaldırmasıyla bu çukur zavallının tavrını mukayese eden vizdanıma da kulağım duyarak hakaret ettim.
Baktım ki; kurt kurtluğunu yapmış, bugün de it itliğini yapıyor. Eli sopalı bir Türk Çobana denk gelinceye kadar davranışına devam edebilir ama o gün hem o çukur, hem de bütün dünya Türk Milletinin mukaddeleri konusundaki hassasiyetini tekrar görerek hatuırlayacaktır inancındayım...
Dört yanımızda orman yangıları sürerken ve vicdanlarımızda savaş kösleri çalarken duâya sığınmayıp ne yapacağız diye sorgulayarak herkesi ama herkesi Millet bütünlüğümüzün, Devlet bekamızın devamı konusunda duâya çağıracağım...
"DÜNYA DURDUKÇA TÜRK DURACAK,
TANRI TÜRK'Ü KORUYACAK." Vesselâm...

Mustafa ASLAN

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ÖZÜMDEN

Oysa biz, birbirimize mukaddeslerimize çok bağlıydık! Biz; vatan, millet, devlet, bayrak uğruna şehitliği ulaşılabilecek en büyük ikbâl bellemiş ve bilmiştik! Ne savaştan kaçtık, ne kaçanı kovaladık; ne de kaçanları, meydanı terk edenleri kimselere söylemedik bile! Yanlış yaptık!...


Mustafa Aslan

10402670_587002614746525_8712950128820112122_n

Giriş Formu



KONUK SAYISI

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBUGÜN
mod_vvisit_counterDÜN
mod_vvisit_counterBU HAFTA0
mod_vvisit_counterGEÇEN HAFTA
mod_vvisit_counterBU AY0
mod_vvisit_counterGEÇEN AY
mod_vvisit_counterTOPLAM33230

Şimdi, kişi sitededir.
IP Adresiniz: 3.233.220.21
Tarih: 10 -04-2020 01- 34