Skip to content
Sitedeki Yeriniz: Anasayfa GÜNCEL MAKALE 40 SORUDA HALUK KIRCI
40 SORUDA HALUK KIRCI
MUSTAFA ASLAN tarafından yazıldı.   
Cuma, 24 Temmuz 2020 02:59

Saat gecenin 03.06'sı...
Bu saatte yazı mı yazılır?
Ben bugün yazmazsam ne zaman yazacağım?
Veya bugün ben yazmazsam kim yazacak diye kendimi sorguladım. Yazmaya karar verdim. Haber Global Kanalında Jülide Ateş'in "40 Soru" program konuğu,Haluk KIRCI idi...
Pür-dikkat izledim.


Daha doğrusu izlemedim, içtim.
Kırk sivri soru sordu Jülide Ateş ve kırk keskin cevap aldı keskin bir zekâdan...
Her insanın hayatında tanımakla iftihar ettiği kişilikler vardır.
Haluk KIRCI da benim tanımakla iftihar ettiğim ve bahtiyar olduğum müstesna kişiliklerdendir,
Kırk sivri sorudan biri ile çok ilgilendim; "Kahraman mısınız?" Cevap kişinin kahraman olup olmadığı kararını tarih verir oldu.
Haluk KIRCI kendine has ve çok yakışan gülümsemesi ile cevap verirken benim aklıma; "Solun nasıl kahramanları varsa bizim de kahramanlarımız vardır. Haluk KIRCI da benim kahramanlarımdan biridir." diye yazdığım geldi. İyi ki yazmışım.
62 yıllık ömrün 27 senesini hapishanelerde ve hücrede geçirerek ayakta kalabilmeyi başaran ve bu yüzden de ikinci kere kahramanlığı hak eden bir Haluk KIRCI izledim.
Emperyalist senaristin yazdığı bir senaryoda ülkemiz gençliğinin iki sert gruba ayrılışını ve bu ayrılış sonrası her iki grubunda inanarak bir şeyler yaptığını çok anlaşılır bir üslupla anlattı Haluk KIRCI...
Programı, zamanlama olarak da akıllıca buldum ama Ayasofya konusu malesef sorulmadı. Keşke sorulsaydı.
Dünyada Devlete hesabımı verdim, Ahiretteki hesaba da hazırım derken ki tevekkülü ile bir daha ve biraz daha sevdim Haluk KIRCI'yı...
Keşke bizim yöresel kültürümüzün kabul etmediği bir kavram ve Haluk KIRCI'nın da keşkeleri yoktu.
Haluk KIRCI'nın olmasa da benim o ve onun gibi kahramanlarımız adına keşkelerim var ama keşke!
Hayattan, devletten, devlet yöneticilerinden 27 yıl alacaklı bir insana tekrarlamalıyım ki çok sivri ve ön-yargılı sorular soruldu. Yine tekraren Haluk KIRCI da bu sivri sorulara çok keskin cevaplar verdi.
Vakurdu.Olgundu. Tecrübeliydi ve bu hasletlerini çok samimice sergiledi.
İçimden keşke hakkımı defalarca kullanarak;zamanında elimizde kalemimiz varken ve aktif köşem varken bu kahramanlarımızı daha fazla yazmış olsaydım diye hayıflandım.
Gerçi zararın neresinden dönülürse kârdır düşüncemle şimdiden sonra her fırsat bulduğumda Kahramanlarımızı anlatmaya karar verdim.
Karınca kararınca.
Kişisel sayfamdan sesimin gücü kadar.
Geçtiğimiz günlerde Kadim Dostlarımdan Müeyyet PİRİMOĞLU Ağabeyim, bir ölüm haberi paylaşırken; "Bir nesil kepenk indiriyor!" diye müthiş bir sunum yapmıştı. Beni ziyadesiyle etkiledi. Hâlâ o sunumun etkisindeyken Haluk KIRCI'yı izlemek şahsen ilaç gibi geldi.
Doğrudur, artık hemen her gün üçer-beşer ölerek azalıyoruz ama bu neslin kepenginin öyle kolaylıkla indirilebileceğini sanmıyorum!...
Bizden öncekilere bizim sahiplenerek anlattığımız gibi, bizden sonrakilerin de bizim nesle sahiplenerek anlatacaklarına inancım, her geçen gün biraz daha artıyor. Çünkü bizim nesil sadece tarih tanıklığı yapmadık, o tarih safhasını bizzat yaşayarak biz yaptık.
Haklılığımızı-haksızlığımızı tarih nezaretinde bizden sonraki nesil irdeleyerek bize sahip çıkacaktır diye kendimi teselli etmek istiyorum. Sahip çıkmasalar ne olur veya ne yapabiliriz? Şahsen bütün emeklerimi, uğraşlarımı ve varsa haklarımı helal ederim. Babamızdan devraldığımız Türkiye'yi devraldığımız gibi çocuklarımıza devredemediğimizin üzüntüsünü hayatta kaldığım müddetçe yaşayacağım ama bizimle beraber çile çekerek büyüyen çocuklarımızın bizden utanmayacaklarına ve dolayısıyla bizi zamanımızla birlikte yargılayarak sahipleneceklerine inancım var veya öyle olsun inşallah...
Biz tuttuğumuz balığı suya attık,balık bilmezse Halik bilir inancımız tesellimizdir.
Bu ve benzer programlar bana 50 veya daha fazla katlı bir gökdelenin, yukarıdan aşağıya kat kat yıkılmaya başlandığı gibi geldi.
Sütten ağzımız yandığı için yoğurda üfleyen bir nesiliz ama tevekkülle ölüme saldıracak kadar da ehl-i imanız Elhamdülillah.
Doğduğumuz gün, ölmek için sıraya girdiğimizi biliyoruz.
İnşallah samimiyetle yaşadıklarımız,bizim hafızalarda ve maşeri vicdanda yaşamamıza vesile olur.
Çünkü biz ne yaptıysak inanarak, Allah rızası için ve milletimiz-devletimizin âlî menfaati için yaptık.
Dolayısıyla çektiklerimize şükrettik ve yaptıklarımızdan nedamet duymadık.
Tekraren, onlarca yıl ince elenip sık dokunarak dikilmiş bir gökdelen, böyle acemice yıkılmaz.
Bu acemice yıkının getirisinden çok fazla zararı olur endişesindeyim.
Bu yazımı da hem geçmişte "Kahramanlarımdan" diye sahiplendiğimSevgiliHalukKIRCI'yı methetmek, hem de devlet yöneticilerimize acizane şahsi uyarımı yapmak düşüncesiyle yazmaya çalıştım.
"KAHRAMANLIK İLERİ ATILIP BİR DAHA DÖNMEMEKTİR."
Selâm,sevgi,duâ...
Mustafa ASLAN

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ÖZÜMDEN

Tarihin her döneminde, milletlerin tamamında milliyetçiler olmuştur ve olacaktır. Tarihte iz bırakmayı başarmış şahsiyetler de hep milliyetçilerden çıkmıştır. Milletler var oldukça milletler mücadelesi devam edecek ve bu mücadelelerden de bayraklaşan milliyetçiler çıkmaya devam edecektir.

Milliyetçilik, sadece imparatorluklarda zararlı bir davranış olarak adlandırılabilir.


Mustafa Aslan

10402670_587002614746525_8712950128820112122_n

Giriş Formu



KONUK SAYISI

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBUGÜN
mod_vvisit_counterDÜN
mod_vvisit_counterBU HAFTA0
mod_vvisit_counterGEÇEN HAFTA
mod_vvisit_counterBU AY0
mod_vvisit_counterGEÇEN AY
mod_vvisit_counterTOPLAM33230

Şimdi, kişi sitededir.
IP Adresiniz: 35.168.62.171
Tarih: 21 -10-2020 18- 21