Skip to content
Sitedeki Yeriniz: Anasayfa GÜNCEL MAKALE YAZMAK
YAZMAK
MUSTAFA ASLAN tarafından yazıldı.   
Perşembe, 20 Ağustos 2020 13:00

İnsanın kendisiyle sohpeti,

İnsanın kendisiyle yaptığı söyleşiyi, düşüncelerini başkalarına da aktarabilmek için zapt-ü rapt altına almak...

Yazmakla uğraşmayanlar için tamamen mantıksız gelse de,erbâb-ı kalem bilir ki eline kalem almış birinin onu bırakması neredeyse mümkün değildir.

Bana bıraktırdılar maalesef!

Emekli oluncaya kadar yazdığım ve orada bulunmaktan onur duyduğum Gazetemle emekliolunca ilişkimi kestiler.

Ben de bürün eli kalemlilerin yaptığı gibi sosyal medyaya yöneldim.

Sosyal medyadaki yazılarımı önce adıma açtığım bloguma yazıp arşivliyor, sonra oradan sosyal medya sayfama aktarıyordum.

Son birkaç gündür yapılan bir ayarlama yüzünden blogumu kullanamıyorum.

Dolayısıyla Mustafa Aslan36.comsayfamda da yazılarımı yayınlayamıyorum.

Bugün torunumdan aldığım destekle vord sayfa açmayı, yazımı vord’e yazıp oradan kopyalayarak facebok’ta yayınlamayı denmek üzere bir adım attım.

Sanırım bu şekilde teknoloji ile kendi icadım basit yollarla mücadele edeceğim!

Yani ne kadar zorlarlarsa zorlasınlar, ne kadar köşeye sıkıştırırlrsa sıkıştırsınlar susmayacak, aksine haykıracağım!

Hele hele önümüzde seçim ayak sesleri duyulurken susarsam, zannederimölürüm!

Bir yandan İnce ince, bir yandan Pensilvanya kotarımlı derin derince aday adayları arz-ı endam ederken ben nasıl susarım?

Dilde, fikirde, işte birlik temelli Dünya Türk Birliği tahminlerimin fevkinde mesafe almışken; Türk Cumhuriyetler Futbol Ligi hazırlanıyorken; Turan Ordusunun ayak sesleri bürün emperyallerin ve Haçlı’nın aklını yerinden oynatırken ben susabilir miyim?

Ben susturulabilir miyim?

Sayın Cumhurbaşkanımız, Cuma günü bir müjde vereceklerini duyurdular.

Kırk kafadan, kırk farklı ses çıktı,çıkacak ta!

Herkesin olduğu gibi bu müjdenin ne olabileceği hakkında benim de bir tahminim var: İnşallah Covit-19 aşısını bizim bilimn adamlarımız bulmuş olsunlar ki bütün dünya mazlumlarına yatiş/tir/elim.

Yıllardır; Türkler sadece Türkiyeðe değil, Türkiye dünyanın her yerindedir der dolaşırım.

Türk Milleti ve Türkiye yüz yıldır beklenen millet ve ülkedir ve bu özelliğini son bir yılda bütün dünyaya net olarak ispat etmiştir ki bununla da müftehîrim.

Libya’da sömürgeci zalim Fransanın ümüğünü sıkmış durumdayız!

Irak ve Suriyeden ABD’yi kıçına baka baka çıkarmış durumdayız.

Yüz yıllarca gölümüz olan Ak Denizde yeniden varlığımızı belli etmişiz.

Önümüzdeki aylar ve yıllarda Afrika’nın garantörlüğünü tekrar tek başımıza elimize almak üzereyiz ve ben bunları Türklüğümle övünerek, Devletime güvenerek onurla izlemekteyim.

Benim AKP’liolmadığımı ve olmayacağımı tanıyan her kes bilir ama yapılan doğruları alkışlamaktan imtina etmeyeceğimi de tanıyan her kes blir.

Başkanlık Ssteminin pratikliğini, başkanlık hükumetinin kolay organize dilişini keyifle seyrediyorum!

Birileri rahatsız olsa da,birileri, dışorganizasyonlarla çelmeye niyetlensede, Başkanlık Sisteminin pratikliği ve başkanlıkhükumetinin çabuk organize edilişiyle bu zorlukların da kolaylıkla aşılacağını zannediyorum.

Yıllarca hamasî bir slogan zannettiğim; “Önce ülkem, sonra partim, sonra ben..” sözünün bir slogan değil düşünce sekli olduğunu da kavramaya başladım desem, bazı kadimarkadaşlarım kızacaklar ama işin gerçeği de bu!

Milletin refahı, Devletin bekası için yüz ABD’den, bir milyon AB’den –şahsen- gözüm kapalı vaz geçerim, hatta geçtim bile...

Soydaşlarım ve dindaşlarımla kavgalı ama benimle barışık AB’den bana ne, kime ne?

Zamanın birlik-dirlik zamanı olduğunun farkındalıkla önümüzdeki seçimlerde nasıl davranacağımı da inşallah önümüzdeki günlerde deklare edeceğim.

AKP’li değilim.

MHP ile organik hiçbir bağım kalmadı.

50 yıllık Bozkurt rozetimden başka rozetim ve parti kimliğim yok.

Türk Milletiile birlikte, Türk Devletimden yanayım, tarafım.

Devleti yönetmek üzere milletten icazet almış Cumhurbaşkanı ve Hükumetini dikkatle izlemekteyim.

İnşallah Doğu Akdeniz veya batı Ak Denizde bize lazımolan enerji kaynaklarını bulacak, inşallah dünyanın başına bela kestirilen Covit-19’un aşısını biz bulacağız ve dünyanın beklediği Türk Milleti ve Devletiolarak 21. Yy.’a Türk damgasını vuracağız diye pembe hayaller kuruyorum.

Ben bu hayalleri kuruyorum diye isteyen bana istediğikadar kızabilir.

Makul sohpet ve münakaşalara da açık olduğumu beyan ederim.

“OLAMAZ TÜRK’E BAŞ TÜRK’ÜM DEMEYEN” Vesselâm..

Selâm, sevgi,duâ.

 

Mustafa ASLAN

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ÖZÜMDEN

Dönenlerle, değişenlerle yola çıkanlar bilmelidirlerki çevrelerindeki kalabalığın tamamı, dönmeğe ve gelişmeye çok müsait mazlum-cesurlardır!...

Millet olarak şunu kesinlikle bilmek durumundayız; Allah korusun kaybedersek te, kazanırsak ta duruşumuzdan kaynaklı olacaktır...

Korkana saldırılır... Ama cesur ve vakur durandan sadece korkulur!...

Yüzlerce yıl çocuklarını; "Sus! Türkler geliyor!" diye susturanlardan ancak mazlum-cesurlar korkarlar ve onların korkuları yüzünden de yüzyılların korkakları, bize saldırmaktan geri kalmazlar...


Mustafa Aslan

10402670_587002614746525_8712950128820112122_n

Giriş Formu



KONUK SAYISI

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBUGÜN
mod_vvisit_counterDÜN
mod_vvisit_counterBU HAFTA0
mod_vvisit_counterGEÇEN HAFTA
mod_vvisit_counterBU AY0
mod_vvisit_counterGEÇEN AY
mod_vvisit_counterTOPLAM33230

Şimdi, kişi sitededir.
IP Adresiniz: 35.168.62.171
Tarih: 21 -10-2020 17- 23