Skip to content
Sitedeki Yeriniz: Anasayfa GÜNCEL MAKALE SOSYAL MEDYALI DÜNYA
SOSYAL MEDYALI DÜNYA
MUSTAFA ASLAN tarafından yazıldı.   
Salı, 08 Eylül 2020 14:51

Her yeni güne –Allah kabul ederse- Sabah Namazı ile başlıyorum.

Sonra TV karşısına geçerek ağırlıklı olarak haber programları izlemeye çalışıyorum.

İzlemeye çalışıyorum dedim çünkü gerçekten izlemeye çalışıyorum.

Her TV kanalının, patronunun Hükûmete yakınlığı-uzaklığı ile düz orantılı olarak konuşan, ahkâm kesen konukları, konuşmacıları var.

Bir şeyi daha keşfettim ki TRT-1 de dahil olmak üzere bütün kanalları Sosyal medya yönlendiriyor!

Sosyal Medya sayesinde artık gerçekten haberler izleyebiliyoruz; yani, sahibinin köpeğini ısırdığı tarifine uygun haberleri görebiliyoruz ve bu haberlerin tamamına yakını, Sosyal Medya kaynaklı...

Elinde akıllı telefonu olan ve kullanmasını bilen her kes aktif bir haberci artık!

Benim de akıllı telefonum olduğu için bu işten şikâyetçi değilim ama henüz ben bir haber paylaşmadım! Ama bu, paylaşmayacağım anlamında değil.

Çok ciddi manada haber pususundayım! Ben, becerebilirsem köpeğinin kulağını değil, gırtlağını ısıran köpek sahibini yakalamak hayalinde ve böyle bir haberin peşindeyim.

Evimin ön ve arka balkonlarında geceler sabaha kadar mahalleyi takip ediyorum. Yıllarca özlediğimi defalarca ifade ettiğim ve bir yıldır göreve yeniden getirilen Mahalle Bekçilerini ve mesailerini keyifle izliyorum ama nedense eski “Bekçi Babalar” gibi düdük çalmıyorlar modern bekçilerimiz.

Verilen talimat gereği, gece geç vakitte ses kirliliği yapılmaması için çalamadıklarını düşünüyorum ve ilk fırsatta Mahalle bekçilerine neden düdük çalmadıklarını soracağım.

Çocukluğumdan hatırladığım kadarıyla “Bekçi Baba”nın düdüğünü duymak, bütün mahalle sakinleri için asayiş berkemal anlamı taşırdı.

Bekçi düdükleri yine aynı işlevini kazanmalı diye önemseyerek düşünüyorum.

Yakın camilerdeki Ezan sesinden rahatsız olan en-tellek-tüellerimizin bu düdük sesinden de rahatsız olabilecekleri düşünülebilir ama çoğunluğun huzuru için bir-kaç en-tellek-tüelin rahatsız edilmesi tercih edilmeli diye de ısrar edeceğim.

Bütün dünyayı kasıp-kavuran corona illeti yanında, “Mavi Vatan”da yaşadığımız sıkıntılar elbette bütün TV Kanallarının ilk konuları ama dün siyah dedikleri bir konuya bir gün sonra bugün beyaz diyebilen kararsızların, tutarsızların konuşmacılıklarından da –şahsen- gına geldi!

Dün, gece geç vakte kadar Ahmet Hakan moderatörlğünde güya tarikatler irdelendi.

Beyaz TV sözcüsünün bütün tarikatleri, hedef göstermemeke lazım, hatta ayıptır şeklindeki çıkışı, aklıma kazındı!

Erzurumlu ikikapı-komşu kadın, akşam üzeri ayak-üstü sohpetteyken birisi;

- Komşu! Allah’a şükür benim oğlan rakgıyi(rakıyı) bıraxdi. Artık vutga içeceğimiş! Diye sevincini paylaşır ya!

Beyaz TV sözcüsü de FETÖ’den kurtulduk,gelsin METÖ davranışlarındaydı.

Allah (c.c.)’ın; “Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra Allah, onlara yaptıklarını bildirecektir.” (En’âm-159) şeklindeki açık uyarısına rağmen bazıları hâlâ –hâşâ- Allah’a Allahlık öğretmen iddiasında gibiler.

Sütten ağzı yananın yoğurda üflemesi gibi, Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu tarikat ve cemaatlerle ilgili kesin bir tavrını, sabırsızlıkla beklemekteyim.

Milletin büyükçoğunluğu da bu kesin tavrı beklemektedir, hatırlatmalıyım.

Covit-19’la ilgili tedbirlerin artırılması, hatta sertleştirilmesi de beklenen uygulamalardandır.

“Bana bir şey olmaz!” mantıksızlığıyla kimsenin,hiç kimseyi tehdit etmeye hakkı ıolmamalıdır!

Şahsen, ısrarla maske takmayanlara hücre hapsi verilse de itiraz etmem.

Öyle çok canını sakınan, canı az veya canı kıymetli biri değilim ama sevdiklerim için ateşe atlayacak kadar da gözü karayım.

Sevdiklerimi ve sevdiklerimin sevdiklerini korumak adına elbette Devletimden en sert yaptırımları uygulamasını istemek durumundayım. Yoksa millet kısa bir zaman süre içinde birbirini yemeğe başlayacak!

Sokak kontrollerinde –eski deyimle- Çarşı Ağaları’nın yani Belediye zabıtalarının ya resmen görevlendirilerek yetkilendirilmesi ya da sokak denetimlerinden men edilmeleri gerekir diye düşünmekteyim.

Silahlı Mahalle Bekçilerine direnen insanların, zabıtalara riayeti mümkün değildir. Bu konuyu çok önemsiyorum. İlgililerin bu konuya süratle eğilmeleri gereğine de vurgu yapmalıyım.Allah; Devletimizi, Milletimizi görünür-görünmez bütün belâ ve afetlerden korusun.

TANRI TÜRK’E YÂR OLSUN.

DÜNYA DURDUKÇA TÜRK DURSUN Vesselâm...

 

Mustafa ASLAN

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ÖZÜMDEN

Dönenlerle, değişenlerle yola çıkanlar bilmelidirlerki çevrelerindeki kalabalığın tamamı, dönmeğe ve gelişmeye çok müsait mazlum-cesurlardır!...

Millet olarak şunu kesinlikle bilmek durumundayız; Allah korusun kaybedersek te, kazanırsak ta duruşumuzdan kaynaklı olacaktır...

Korkana saldırılır... Ama cesur ve vakur durandan sadece korkulur!...

Yüzlerce yıl çocuklarını; "Sus! Türkler geliyor!" diye susturanlardan ancak mazlum-cesurlar korkarlar ve onların korkuları yüzünden de yüzyılların korkakları, bize saldırmaktan geri kalmazlar...


Mustafa Aslan

10402670_587002614746525_8712950128820112122_n

Giriş Formu



KONUK SAYISI

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBUGÜN
mod_vvisit_counterDÜN
mod_vvisit_counterBU HAFTA0
mod_vvisit_counterGEÇEN HAFTA
mod_vvisit_counterBU AY0
mod_vvisit_counterGEÇEN AY
mod_vvisit_counterTOPLAM33230

Şimdi, kişi sitededir.
IP Adresiniz: 35.168.62.171
Tarih: 21 -10-2020 17- 40