Skip to content
Sitedeki Yeriniz: Anasayfa ÖZÜMDEN HEY! AYNAMDAKİ!...
HEY! AYNAMDAKİ!...
MUSTAFA ASLAN tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 02 Ekim 2013 23:50

"Tut elimden, el tutan Allah için;

Tutmazsan; yorgunum, düşerim Billâh!..." (M.A.)

Vicdanımı alarma geçirdim; aklımın îmanı/îmanımın aklıyla aynamdakini kapıştırdım!

Aynamdakinin dili, aynamın karşısındakinin korkusu yok!

 

Kendim, kendimi sorguya başlamadan önce teknik ortamımı hazırladım!

Beni, benden başka kimsenin dinleyip dinlemediğinden; beni, benden başka birinin izleyip izlemediğinden; beni, benden başka birisinin gözleyip gözlemediğinden emîn oldum!

Yaklaşık otuz yıldır; gemini çeke çeke neredeyse ağzını yırttığım nefs atım, eşiniyor! Bir şeyler bildiğini zanneden ukalâ enâniyetim, nefs atımın başını serbest bırakmam için yüzümü, gözümü yırtıyor!

"Daha kim var? Kim görecek? Kim bilecek?"  diye fısıltıyla nefsimin, enaniyetimin kulağına nâra atan şeytânî yanım, beynimde tepiniyor!

"Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını billiriz ve biz ona şah damarından daha yakınız." (Kaf-17) bildirimi ile Allah, yaratıcılık muhabbetiyle bütün varlığımı sarıp sarmalarken; nefsime, enaniyetime, kibrime karşı yalnız olmadığımı, yalnız bırakılmayacağımı hatırlatırken; şeytanım şeytânî kahkahalarıyla, şûh kıvranışlarıyla aklımı çelmeğe çalışıyor!

Aklımın îmanı ile îmanımın aklı arasında ise tadına doyum olmayan bir fikir teâtisi var! Edebin en âdaplısı ile birbirlerine; "Görmez misin ki Allah, göklerde olanları da, yeryüzünde olanları da bilir. Üç kişi aralarında fısıldaşmaya görsün, dördüncüleri O'dur; beş kişi fısıldaşmaya görsün altıncıları O'dur. Bundan az da olsalar, çok da olsalar, O mutlaka onlarla berâberdir; nerede bulunurlarsa bulunsunlar. Sonra onlara, yapıp ettiklerini kıyamet günü haber verecektir." (Mücâdile-7) diye birbirlerine uyarı üzerine uyarı yapıyorlar ve bunu, öylesine nâzik bir şekilde bana da duyuruyorlar ki asla yalnız olamayacağımı ve asla yalnız bırakılmayacağımı bilerek rahatlıyor ve kendime karşı tarafgirliğimi, kendime karşı adâletsizliğimi, anında terk ediyorum!

Belki benzerim kullardan, kulluğunun farkında olmayan câhillerden, kulluğun ne demek olduğunu bilmesine rağmen inkârcılardan saklayabileceğim beşerî zaaflarımı; Yaratıcım'dam, her ân Gözetleyicim'den saklamamın mümkün olmadığını bilerek, becerebildiğim kadarıyla îmânî edebime bürünüyorum!

Sorguma başlıyorum, aynamdaki ile ve her ân benimle olan, bende olan, benim O'nda olduğum Gözetleyicim'in nezâretinde...

Kelime-i Şehâdetimi; inanarak, îman ederek ikrar ediyorum ama Müslümanlar benden, ben Müslümanlardan rahatsızım! Bir de Muhammed İkbâl'in; "Müslümanlardan kaçıp İslâm'a sığındım!"  paniklemesini hatırlayınca, rahatsızlığım ikiye katlanıyor!

Müslüman olduğum ve Müslümanlığımı asla saklamadığım için Ehl-i Kitap benden rahatsız ve "Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve âhiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resulünün yasakladığını haram saymayan ve hak dini din edinmeyenlerle, boyun eğerek kendi elleriyle cizye verecekleri zaman kadar savaşın." (Tevbe-29) Tanrı buyruğuna göre, onları sadece rahatsız etmekle yetinemediğim için rahatsızlığım katlanıyor! Ama onların; benden dolayı daha fazla rahatsız olduklarını görerek, -biraz- tesellî buluyorum!

Servet düşmanı, özel mülkiyet düşmanı değilim! Ama kapitalist diye gezinen, dünyalık yığmayı başarı zanneden ve bunu akıllılık vehm'eden kurnazlar da benden rahatsızlar!

Komunist değilim ve "Komşusu açken tok yatan bizden değildir." şeklindeki sosyal paylaşımın zirvesi bir ahlâk sahîbi olmama rağmen, komunistler de benden rahatsızlar!

Sosyalist değilim ve sultan ile gedânın Hakk Divânı'nda eşit olduklarını bilen ve bunu hissettirecek şekilde yaşamaya gayret etmeme rağmen, eşitlik savaşçısı olduğunu söyleyen baskıcı/bağnaz/yobaz sosyalistler de benden rahatsız!

Irkçı, şövenist, faşist değilim ama; "O'nun delillerinden biri de, gökleri ve yerleri yaratması, lisanlarınızın ve renklerinizin değişik olmasıdır." (Rûm-22) Âyeti'nden hareketle övünerek ve hamd ederek; "Türk'üm. Türk oğlu Türk'üm!" dediğim için; "Sizin en hayırlınız, -kavminin işlediği büyük günahlara ortak olmadan- kavmini savunandır."  Peygamber öğretisi ile soyumu sevip savunduğum için hem anti-faşist, anti-şövenist sıfatıyla hümanistlik yaptığını zannedenler, hem de bölücülüğe bilerek-bilmeyerek katkı veren ırkçılar benden rahatsız!

Hiç bir şey bilmediğimi bildiğimi, defalarca yazmış olmama rağmen, 'Bilmediklerimin üzerine çıksam başım, arşı deler!' demiş olmama rağmen; ûlemâyı sorguluyorum, ûlemaya hakkım olan sitemlerimi ediyorum diye, ûlem'a benden rahatsız!

Demokrat olmadığımı; demokrasi denilen, millî devletleri ayrıştırıp parçalamak üzere Haçlı Batı tarafından icad edildiğine inandığım ve dünyanın hiç bir yerinde tam demokrat bir ülke olmadığını, olamayacağını bildiğim ve bunu da açıkça söylediğim için, demokratlar veya demokratlıktan geçinenler benden rahatsız!

Milliyetsiz milliyetçilere saldırıyorum! Allah ile aldatan dincilere saldırıyorum! Kendilerinden başka hiç kimseye yaşama hakkı tanımayan, demokrasiyi araç edinmiş faşistlere saldırıyorum! Haçlı ile birlikteliği İleri Demokratlık diye dayatan Haçlı Müslümanlar'a saldırıyorum!

Particilik, fırkacılık, hizipçilik, nifakçılık ederek Türk Milletinin bütünlüğüne zarar veren kimliksizlere, renksizlere, karaktersizlere saldırıyorum!

Türk Milleti'ni; özel siparişle özel bir ressama çizdirilmiş, bütün renklerin müthîş bir uyumla harmanlandığı, kullanıldığı bir manzara olarak kabul ediyorum. Bu manzara siparişini verenin Ulu Yaratan olduğuna, bu özel ressamın Kadim Atamız Oğuz Kağan olduğuna inanıyorum. Bu müthîş güzel tabloyu çevreleyen, koruyan çerçevenin adının Türk Milleti olduğuna inandığımı söylüyorum!

"Ne mozaiği ulan?" diyeni sevenlerin, "Çiçek bahçesi" diyenlerin, "renkli kilim ve desenleri" diyenlerin; milliyetçilikten geçinen, ümmetçilikten geçinen, hümanizmden geçinen, feminizmden geçinenlerin tamamına saldırıyorum!

Ve görüyor, biliyorum ki artık; bütün aktörler, dublörler, suflörler, ... gibi yapanlar, sahteler, taklitçiler, korkaklar, psikopatlar, nâmertler, hâinler, mürâiler benden rahatsız oluyorlar!

Boğuşan köy itlerinin, bir kurt fark edince yaptıkları gibi ağız ağıza, ses sese verip bana karşı, ve temsîl etmeğe gayret ettiğim II. Kuvay-ı Milliyeciler'e karşı; ürüdüklerini, sözle tâcizi saldırı zannettiklerini görüyorum!

Neticede, kendimi sorgulamamın sonunda; "Türk'üm. Bu ad, her ûnvandan üstündür." inancımı Tekrarlatan'a şükr'ederek, beni Türk Yaratan'a hamd ederek, beni benzerlerimle Buluşturan'a hamd ü senâ ederek; aynamdaki ile birbirimize gülümsüyoruz...

"OLAMAZ TÜRK'E BAŞ, TÜRK'ÜM DEMEYEN" Vesselâm...

Selâm, sevgi, duâ...

Mustafa ASLAN

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ÖZÜMDEN

Oysa biz, birbirimize mukaddeslerimize çok bağlıydık! Biz; vatan, millet, devlet, bayrak uğruna şehitliği ulaşılabilecek en büyük ikbâl bellemiş ve bilmiştik! Ne savaştan kaçtık, ne kaçanı kovaladık; ne de kaçanları, meydanı terk edenleri kimselere söylemedik bile! Yanlış yaptık!...


Mustafa Aslan

10402670_587002614746525_8712950128820112122_n

Giriş Formu



KONUK SAYISI

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBUGÜN
mod_vvisit_counterDÜN
mod_vvisit_counterBU HAFTA0
mod_vvisit_counterGEÇEN HAFTA
mod_vvisit_counterBU AY0
mod_vvisit_counterGEÇEN AY
mod_vvisit_counterTOPLAM33230

Şimdi, kişi sitededir.
IP Adresiniz: 35.168.110.128
Tarih: 10 -08-2022 13- 24