Skip to content
Sitedeki Yeriniz: Anasayfa ÖZÜMDEN SÖYLENİ-YORUM!...
SÖYLENİ-YORUM!...
MUSTAFA ASLAN tarafından yazıldı.   
Pazar, 20 Ekim 2013 02:30

Canım sıkıldı Dostlar!

Ve canımı ve canımın canını ben sıktım!

Beni, bana şikâyetimin, bilirim ki hiçbir te'siri ve etkisi olmaz! O yüzden beni, size şikâyet edeceğim!

Daldan dala, kitaptan ktaba atlayıp durdum saatlerdir!

 

Pîr-i Türkistan Hâce Ahmet Yesevî'nin Fakr-Nâmesi'nden, Hacı Bayram-ı Veli'nin Lemaât-i Kudsî'sine; Osman Çataloluk'un Türk'ün Genetik Tarihi'nden, Muharrem Bayraktar'ın Çan KUlesindeki Müslümanlar'ına; Yahya Kemal'in Eğil Dağlar'ından, Neyzen Tevfik'in Azab-ı Mukaddesi'ne zıplayıp durdum!

Çalabım Türk Milletine her zaman bayram gibi bayramlar nasip etsin. Bir bayramı daha idrak ettik! Dar-ül Harp Cennet vatanımızda yüreğimiz kırık, gönlümüz buruk bir bayram yaşadık!

İçimiz kan ağlarken yüzümüze zoraki gülümsemeler yamadık!

Bu haller ve şartlarda bayram etmeyeceğimi söylemiş olmama rağmen, bayram münasebetiyle büyüklerimi ve dostlarımı aradım elbette!

Bir de hastası olduğunu sanal-ağdan öğrendiğim ve yıllardır irtibatımız olan yaşı benden genç olan bir Hanım Kardeşimi geçmiş olsun demek ve bayramını tebrik edip teselli ümidiyle aradım! Allah hastasına âcil şifâlar versin inşallah!

Ama o dostumuz, benim 45 yıldan sonra tek ettiğim siyasi kulvarda kaldığı için olmalı ve benim kendilerini de terk ettiğimi düşünmüş olmalı ki telefonuma cevap vermediği gibi uzun saatler geçmesine rağmen dönmediler de!

Ben de; başıma kendimin açtığım bu can sıkıntısı ile daldan dala atlarken Neyzen'de karar kıldım:

"Deli gönül, neyi özler durursun?

Acınacak dostun, canânın mı var?

Dünya yansa yorganın yok içinde,

Harap olmuş evin, dükkânın mı var?" Diye sitemler eden Neyzen'i anladım bir daha!

Demek ki cân bilinen cânların, can yakmaları; sadece bugün, bizim yaşadığımız insânî bir davranış değilmiş!

Canı yanan yanana, can yakan yakana bir dünyada zalimce, mazlûmca yanıp yakarak yaşanıp gidiliyormuş!

"Hatır, gönül bulamazsın birinde

Dama dedi dişisinde erinde,

Vatan dedikleri yangın yerinde,

İnsanlığa hâlâ imânın mı var?"  Diye devam etmiş Neyzen!

Bu dizeleri okurken deli gibi, sağıma-soluma bakınarak Neyzen aradım!

Neyzen'le aynı zaman mı yaşamıştım, yoksa Neyzen şu an benimle bu sıkıntılı günleri mi yaşıyordu? Zaman, zemin ve koyulan tavır, bu kadar nasıl benzeşebilirdi?

"Uyanmadın gitti, dalgın uykudan,

Sana ne be âlemdeki kaygudan?

Dem vurursun siyâsetten duygudan,

Beynelmilel bir imtihânın mı var?" Diye sitemine devam eden Neyzen, son dörtlüğünde:

"Şu kırk yıldır senin daran alındı,

Suratına yüz bin kara çalındı,

Nasıl olsa şu bokluğa dalındı

Neyzen'den de büyük isyânın mı var?"  Diye sitemini müthîş bir soru ile bitirmiş!

Neyzen'in son uyarıcı sorusuyla aklım başıma geldi!

"Neyzen'den de büyük isyânın mı var?"  Diyordu, yüzüme karşı haykırarak Neyzen!

Gönlümün isyânını kesip, yüreğimin feryâdını susturuverdim anında ama:

Yürümek çok kolay derlerdi bana,

Sarhoşken yüksekten yürümek yoktu!

Her hazân, bir hüzün yükler insana,

Benim yüreğimde çürümek yoktu!

 

Her hazân sonunda, kışlar var idi,

Her hazân gözlerde yaşlar var idi,

Yuvasız insanlar, kuşlar var idi,

Yuvasız kuşlara ürümek yoktu!

 

Öfkeden gözlerin akı karardı,

Öfke tüm dünyayı kavradı, sardı!

İhânet, her zaman, her yerde vardı,

Dostluğu yerlerde sürümek yoktu!  (Mustafa Aslan)

Diye söylenmekten de kendimi alamadım! Canımın canını sıktım Dostlar!

Canım sıkıldı ve canımı ben sıktım!

Dedim ya; beni bana şikâyetimin ne etkisi, ne de bir yaptırımı olmadığı için; beni, size şikâyet ediyorum Dostlar!

Siz bâri, n'olursunuz bu sağ mevtâya, sağken ağlayıverin ki bileyim ve kendime geleyim!

Hayatımda ilk defa ve asla pişman olmadığım bir terk ediş yaşadım diye, terk ettiğim yerde kalan gönül dostlarımla ünsiyyetimi kesebilir miyim ben?

Dost mesâbesine koyduklarıma kırılacağıma, şu an yaptığım gibi kendi gönlümü paramparça etmez miyim ben?

Size karşı hep hamâset yaptım!

Herkesin sustuğu yerde, sizin yerinize de konuşmak gibi bir ukalâlığa gönüllü oldum! Bütün bu herc ü merc içinde bile sevdiklerimi sevmeğe devam ettim!

Sevdiklerimin beni böyle cezalandırmalarını hak ettim mi diye kendimi, kıyasıya sorgulamaktayım ve beni, size şikâyet ediyorum Dostlar!

Bir sevdiğim, beni kırdı ama ben yine ve inadına onu da sevmeğe kararlıyım...

Biliyorum ki sevgi; yürek ve yüreklilik ister vesselâm!...

Selâm, sevgi, duâ...

Mustafa ASLAN

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ÖZÜMDEN

ABD'den korkanlardan tiksiniyorum. ABD'ye olan milli öfkeyi yok etmeye çalışan, benim devletimden maaşlı, ABD ricalinden iğreniyorum. Onlara yaptıklarımı hayalimde de olsa anlatmaya da edebim izin vermiyor!..


Mustafa Aslan

10402670_587002614746525_8712950128820112122_n

Giriş Formu



KONUK SAYISI

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBUGÜN
mod_vvisit_counterDÜN
mod_vvisit_counterBU HAFTA0
mod_vvisit_counterGEÇEN HAFTA
mod_vvisit_counterBU AY0
mod_vvisit_counterGEÇEN AY
mod_vvisit_counterTOPLAM33230

Şimdi, kişi sitededir.
IP Adresiniz: 35.168.110.128
Tarih: 10 -08-2022 12- 48